Hicri Yılbaşı(Müslümanların Yılbaşısı) ve MUHARREM Ayının Fazile
16/12/2009 · Kategori: ISLAMI BILGILER
Bugün 1 Muharrem Hicri Yılbaşı. Muharrem, yılı 354 gün kabul eden Kamerî takvimin olduğu kadar, 'haram ayları' olarak bilinen 4 ayın da ilki. (29 Aralık - Muharrem 1 ) Tüm Müslümanların hicri yeni yılı mübarek olsun
(Zilhicce ayının son günü ile Muharrem ayı içerisindeki çok faziletli ibadetler)
Zilhicce ayının son günü muhakkak oruçlu olmak lazımdır, zira geçen senenin günahlarına kefaret olur. Gecesinde ise (hicri yılın son gecesi oluyor) tesbih namazı kılınmalıdır.
Yine bu son gece akşam ve yatsı namazı arası 10 rekat namaz kılınır;
Niyet: "Ya Rabbi, geçen seneyi benden razı olarak ayır. Sadır olan isyanımı hasenata tebdil eyle. Beni hidaye-i İlahine ve Rıza-i İlahine mahzar eyle" diyerek yapılır.
Her rekatta: Sübhaneke'den sonra, 7 Fatiha, 7 Ayet-el Kûrsi, 7 İhlâs okunur. İki rekatta bir selâm verilir. Namazdan sonra, 11 Kelime-i Tevhid, 11 İstiğfar, 11 Salavat-ı Şerife okunur.
Muharrem ayının birinci gününde(hicri yılın ilk günü) muhakkak oruçlu olmak lazımdır, bu sene işlenecek günahlardan korunmak ve işlenecek günahlarında afvedilmesi için.
Muharrem ayının ilk gecesi akşam ve yatsı arası 2 Rekat namaz kılınır;
Niyet: "Ya Rabbi, bizi yetiştirmiş olduğun bu seneyi, hakkımızda mübarek kılman; Afv-ı İlahine mahzar kılman, dünyevi ve Uhrevi saadetlere nail eylemen için, ALLH'u Ekber…"
Her rekatta: Sübhaneke'den sonra, 7 Fatiha, 7 Ayet-el Kûrsi, 7 İhlâs okunur. Namazdan sonra
11 defa; "Lâ İlahe illALLAHü vahdehu lâ şerikeleh, lehül mülkü ve lehül hamdü yuhyi ve yumit ve hüve Hayyul lâ yemüt biyedihil hayr, ve hüve âla külli şey-in kadir." 11 defa; İstiğfar, 11 defa; Salavat-i Şerife okunup Geçmiş senenin günahlarının afvı gelecek seneye günahsız girmek için dua edilir.
Muharrem ayının ilk günü, her birinde besmele ile 1000 İhlâs-ı Şerif okuyanları, Cenab-ı Hakk lütfu Keremiyle huzuruna bu âlemden kul borcu ile götürmeyecektir. Gecesini de ibadetle ihya etmek lazımdır.
Muharrem ayının ilk gecesi şu niyetle tesbih namazı kılmak gerekir.
Niyet: "Ya Rabbi, bu sene beni Mağfiret-i İlahine, Rıza-i İlahine mahzar eyle. Yeni açılan amel defterimi Rıza-i İlahine muvafık amel ile doldurmayı bana nasib eyle.Beni Gadab-ı İlahine düçar olacak amellerden muhafaza buyur.ALLAH'u Ekber."
1. Rekatta: 1 Fatiha, 1 Ayet-el Kûrsi
2. Rekatta: 1 Fatiha, 1 Amene'r Rasûlü (Mümkünse, Sûre-i Al-i İmrân'ın ilk iki Ayeti Kerimesi ilave edilerek)
3. Rekatta: 1 Fatiha, 1 HüvELLAHüllezi (Yani Haşr Sûresinin son 3 ayeti)
4. Rekatta: 1 Fatiha, 1 İhlas'ı Şerif (Namazdan sonra, istiğfar edilir ve Salavat-ı Şerife getirilerek dua edilir.)
Muharrem ayının birinci gününden onuncu gününe kadar 10 gün oruç tutmak ve 10. günü aşure pişirmek lazımdır.
"Muharrem'in onuncu günü olan Aşure gününe kadar oruçla geçiren, Firdevs-i Âlâ'ya(En Kıymetli Cennet) varis kılınır."Hadis-i Şerif
"ALLAH'u Teâlâ C.C. ; Aşure gününü oruçlu geçirene; 1000 Hac, 1000 Umre ve 1000 Şehid sevabı yazar ve kendisine doğu ile batı arasındakilerin ecri verir. Bu kişi Hz. İsmail'in (A.S.) çocuklarından 1000 köle azad etmiş gibi olur. Kendisi adına Cennet'te 70.000 köşk kaydedilir.Ve ALLAH C.C. ONUN CANINI CEHENNEME HARAM KILAR.
Rivayete göre "Aşura gününü oruçlu geçirene 10.000 Melek sevabı verilir. O gün, İhlâs Sûresini 1000 kere okuyana ALLAH'u Teâlâ C.C. Rahmet nazarı ile bakar ve o kişi Sıddıklardan yazılır"
Muharrem ayının ilk Cuma gününü (tek tutulmaz Perşembe yada Cumartesi günü ile tutmak gerekir) oruç tutanın geçmiş günahları afvedileceği bildirilmiştir. ("Muharrem ayının ilk cumasını oruçlu geçirenin geçmiş günahları afvolunur." Hadis'i Şerif, Enes'den) (Perşembe,Cuma,Cumartesi tutmak ise günahlara kefaret olur ve 900 sene ibadet sevabı kazandırır.)
Bu ay içinde herhangi bir Cuma günü, önceki ve sonraki günüyle beraber (Yani Perşembe, Cuma, Cumartesi) oruç tutana 900 sene ibadet sevabı verileceği bildirilmiştir. ("Her kim haram aydan, üçgün , Perşembe, Cuma ve Cumartesini tutarsa, ALLAH C.C. ona 900 sene ibadet (sevabı) yazar." Hadis'i Şerif / İbn-i Şahin, İbn-i Asâkir, İhya(İmam-ı Gazali), Gunye(A.Kadir Geylani) )
Ayrıca Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç bu ayda tutlan oruçtur. "Her kim Muharrem'den bir gün oruç tutarsa, ona, hergüne karşılık otuz gün (oruç sevabı) vardır." Hadis'i Şerif, Taberani
Muharrem ayının biri ile onu arasında bir defa olmak üzere, 2 rekatta bir selam vererek, 6 rekat namaz kılınır. Bu namaz akşamla yatsı arası kılınabileceği, bu vakitte kılınamadığı takdirde yatsıdan sonra da kılınabilir. Niyet: "Niyet eyledim Ya Rabbi, Senin Rıza-i Şerifin için namaza, Herhangi bir komşumun ve din kardeşimin veya herhangi bir kimsenin bana hakkı geçmiş ise, bu hakkın ödenmesi için, ALLAH'u Ekber…"
1. Rekatta: 1 Fatiha, 1 Ayet-el Kûrsi, 11 İhlâs'ı Şerif 2. Rekatta: 1 Fatiha, 10 İhlas'ı Şerif
3. Rekatta: 1 Fatiha, 1 Tekâsür Sûresi, 11 İhlâs'ı Şerif 4. Rekatta: 1 Fatiha, 10 İhlas'ı Şerif
5. Rekatta: 1 Fatiha, 3 Kâfirun Sûresi, 11 İhlâs'ı Şerif 6. Rekatta: 1 Fatiha, 10 İhlas'ı Şerif (Namaz kılındıktan sonra, dua edilir.)
Bu ayda ve her zaman ALLAH'u Teâlâ dille ve kalple devamlı zikredilmelidir. ALLAH'u Teâlâ'yı zikretmek en büyük ibadettir. Rahman ve Rahim olan ALLAH'ın Adıyla " "ALLAH'I ANMAK ELBETTE EN BÜYÜK (İBADET) TİR." ANKEBUT/45 "
SENE SONU DUASI: Her kim Zilhicce'nin sonunda(Mutlaka okunmalı);
"Ey ALLAH'ım C.C. ! Bu sene, Senin razı olmayıp beni nehyettiğin şeylerden her ne yaptıysam ben onları unuttum, Sen ise unutmadın. Bana ceza vermeye kadirken mühlet verdin ve ben, Sana karşı gelme cüreti göstermişken beni tevbeye davet ettin. Ey ALLAH'ım C.C.! Ben bütün bunlardan dolayı senden mağfiret diliyorum. Beni mağfiret eyle! Ey Kerem sahibi! Ey Celâl ve İkram sahibi! Bu sene, Senin razı olup bana sevap vaad ettiğin hangi amelleri işlediysem, Senden dilerim ki onları benden kabul edesin ve Senden ümidimi kesmeyesin! Ey Kerem Sahibi, kabul eyle! Efendimiz Muhammed'e (SAV) ve âl-i Ashabına Salât-ü Selâm eyle! " derse, şeytan: "Biz, bu sene yorulup bu günahları işletmek için zahmet çektik, o bir anda hepsini sildirdi" diyerek yüzüne toprak saçar.
SENE BAŞI DUASI: Her kim Muharrem'in evvelinde(Mutlaka okunmalı);
"Ey ALLAH'ım C.C. ! Sen Ebedi ve Kadimsin. İşte bu yeni senedir, ben Senden bu sene, şeytan ve dostlarından korunmayı, kötülüğü çokça emreden bu nefse karşı yardım ve beni Sana yaklaştıran amellerle meşgul olmayı isterim. Ey Kerem Sahibi, kabul eyle! " derse, şeytan: "Biz bu kişiden ümidi kesdik" der, ve ALLAH C.C. ona, kendisini sene boyunca koruyacak iki Melek görevlendirir. (Hadis'i Şerif, Kaynak: Alemle Safûrî, Nüzhetü'l-mecâlis, 1/156)
Önemli not: Dinimize göre gece önce gelir, gün sonra gelir. Hesaplarımızı ona göre yapalım. Yani Perşembe günü akşam ezanı okunduğunda Cuma gününe giriyoruz, ertesi gün akşam ezanı okununca Cuma günü bitiyor.
Kalıcı Bağlantı Yorum (10) Yorum yaz!
TESEKKURNAME
8/12/2009 · Kategori: KIRGIZISTAN
TESEKKURNAME
Asirlardir uzak kaldigimiz Atayurttaki kardeslerimize bagislamis oldugunuz kurbanlarinizi itanayla kestik.Allah cc kabul buyursun.Bunlardan hasil olacak her lokma insanliga ilim ve hidayet tabletlerine donussun.Inaniyorumki bu Allah cc izniyle olacaktir.
Ihlasla yapilan her amel hedefini bulacaktir,bulmalidir.Islamin yayilmasina ve yuceltilmesine hizmet etmek hedef ve gayedir.Elimizden gelen her sey ve her vesileyle buna calismaliyiz.
Boylesine guzel ve anlamli bir hayirda bulundugunuz icin sizleri tebrik ediyor,hayirlarinizin devaminı diliyoruz.
Atayurtta hizmet kervanimiz ilerliyor,bu kervana guc vermek sizlerin elindedir.Islamin iki temel unsuru muhacirlik ve ensarlik aynen devam etmelidir.Sizleri bu hizmetleri yerinde gormeye davet eder,iki cihanda aziz olmanizi niyaz ederiz.
Hayir Bata Vakfi Baskani
Ali Bekereci



Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!
Bayramımız tüm İSLAM alemi için hayırlara vesile olsun inşallah
26/11/2009 · Kategori: ISLAMI BILGILER
TÜM İSLAM ALEMİ İÇİN UYANIŞA DİRİLİŞE VE HAYIRLARA VESILE OLSUN
beri gelen bir dini vecibedir...
KURBAN BAYRAMI NEDiR?
1- Kurban bayrami, muttakilerin bayramidir, Habilin bayramidir.
2- Kurban bayrami, sefine-i nuha binenlerin bayramidir.
3- Kurban bayrami, Turi-Sina dagindaki Hz. Musa kelimullahin bayramidir.
4- Kurban bayrami, Hz. isa"nin semaya yükselis bayramidir.
5- Kurban bayrami, tevhid ve hanif dininin bayraktarligini yaptigi.
Hz. ibrahimin bayramidir.
6- Kurban bayrami, tagutlari ve putlari yere serme, tu$ etme bayramidir.
7- Kurban bayrami, "tevhide evet, $irke hayır" diyenlerin bayramidir.
8- Kurban bayrami, en çok sevdiği ALLAH (cc) yolunda, diger sevdiklerini kurban edebilenlerin bayramidir.
9- Kurban bayrami, hak dava ugruna canini ve malini verebilenlerin bayramidir.
10-Kurban bayrami, ate$ içinde bile Hz. ibrahim gibi, hasbi olabilenlerin bayramidir.
11-Kurban bayrami, her $eye ragmen imtihani kazabileceklerin bayramidir.
12-Kurban bayrami, Allah"a teslimiyette sadakat gösterenlerin bayramidir.
13-Kurban bayrami, Allah"a, anne ve babaya itaatin zirveye ula$tigi günün adıdır.
14-Kurban bayrami, evladin anne-babaya gösterdigi saygi ve itaatin ta kendisidir.
15-Kurban bayrami, gerektiginde biçak altina yatabilenlerin bayramidir.
16-Kurban bayrami, nefse ve $eytana kar$i sava$in ve ba$arinin adidir.
17-Kurban bayrami, memleketi karanlik emellerine alet etmek isteyen, islam ve millet dü$mani MASON YAHUDi Ergenekonculardan kurtulma bayramidir.
17-Kurban bayrami, ilahi irade ve takdire riza göstemenin adidir.
18-Kurban bayrami, tarihi unutmamanin, geçmisi yeniden ya$amanin adidir.
19-Kurban bayrami, müstekbirlere kar$i kiyam etmenin adidir.
20-Kurban bayrami, her$eyini mazlum, magdur,mahrum ve muhtaç insanlarla payla$maktir.
21-Kurban bayrami,Allahin rizasini kazanmak, Peygamberin sünnetini ihya etmektir.
22-Kurban bayrami, sevincin, sevginin, sayginin, huzurun, bari$ın zirveye ula$tigi anin adidir.
23-Kurban bayrami, kullugun simgesidir, mabudunu tanidiginin alametidir.
24-Kurban bayrami, her$eyden ayrilarak uruc etmenin, yani mirac yapmanin adidir.
25-Kurban bayrami, Allahin halili ve habibi olmanin göstergesidir.
SEBEPLER SUKUT ETTİGİ ZAMAN
Sebepler sukut ettiği zaman
Büyüklük hiçliğin içinde gizlidir.
Hiç'lik ise vicdanın genişliği kadardır.
Ve insan vicdanının genişliği kadar insandır aslında.
Bize en yakın olanlara ne kadar uzağız,
Ta içimizde olanlara ne kadar yabancıyız.
Oysa bu kadar zor olmamalıydı
Vicdanımızın sesini dinlemek,
Yanlışa hayır demek,
Doğruyu gök kubbenin maviliğine haykırmak,
Hakikati âdemoğlunun yüreğine yansıtmak,
Yansıtabilmek bu kadar zor olmamalıydı.
İradeyi iradesiz olanın eline verdiğimiz günden bu yana,
Tersinden sökün etmeye başladı hadiseler.
Acıdır ki ilk çareler hep son çare olarak aklımıza gelir oldu.
Gözlerimizin yaşı yüreğimizi ıslatmaya yetmedi
Ve kim bilir, taşlarla bütünleşmeye yüz tutmuş
Yürekleri yumuşatamayışımızın nedeni de belki de buydu.
Ne de olsa sebeplerin dünyasıydı yaşadığımız...
Ve öyle demiyor muydu bir yiğit bilge:
Kalbe hitap etmek için kalpten konuşmak gerek...
Görünenle yetinip görünmeyeni ihmal etmek nelere,
Ne kadar acı verdi ve nelere bedel oldu...
Kim bilir?..
Oysa görüneni şekillendiren, görünmeyenin kendisiydi.
Ve insanı görünenle sınırlayıp,
Görünmeyene kapalı tutan,
Kabukla meşgul edip özü unutturan
Hiç'liğin dışındaki büyüklük değil miydi?
İbrahim (as)'ı ateşlere gönderirken Nemrut,
varlık, duruşunu belli ediyordu.
Kimisi odun, kimisî su taşıyordu
ve yollar çiziliyordu milenyumlara.
İbrahimî olmanın, olabilmenin adı yazılıyordu gök kubbeye.
Hasbünallah..
Milenyumun nemrudileri atarken
Âdemoğlunun ruhunu, sönerken söndüren ateşlere,
Bir fark kalıyordu iki nemruttan geriye:
Biri bedeni (görüneni),
Diğeri ruhu (görünmeyeni) mancınığa koyuyordu.
Varlık duruşunu belli ediyordu ama
Su taşıyanlar buhar olup uçuyor ve odunlar
İnsanlığın beslendiği meydanlara yığılıyordu.
Ama kan ve irinin ortasından
İçinde şifa olan sütü akıtan HAYY,
Buhar olup uçan suyu hicranlı bir şafak vaktinde
Yağmur gibi yağdıracaktı.
Ve işte hesapta olmayan da buydu...
Bedenin kendisi görünendi,
Bedene hayat olan ruh ise görünmeyendi
Ve ruhun aslı ne ise bedenin faslı o oluyordu.
Çağın problemiydi işte bu;
Eşyanın hakikatini anlayamama ve algılayamama.
Bedenin ihtiyaçlarını karşılayıp
Ruhun ihtiyaçlarını yok sayanlar,
Hayatı bir gözlerini kapatarak mı yaşıyorlardı
Veya varlığa tek gözle mi bakıyorlardı acaba...
İşte çağın cahiliyesi
1.400 sene öncekinin cahiliyesinden daha bir tecrübeli,
Daha bir sinsi, daha bir zeki...
Onlar bedeni kızgın çöl kumlarına gömerken,
Devrin tahsil görmüş cahiliyesi
O bedene hayat olan ruha çevirmiş oklarını,
Onun sınırsızlığını bedenin sınırlarına hapsedip
Bedenin tahakkümü altına almaya çalışıyor.
Bedene dokunmuyor ama toprağın altında,
Toprağa uzanmış ve bedene hayat veren kökleri kesiyor,
Onları kurutmaya çalışıyor...
Heyhat ki hesapta olmayan,
Hesaba katılmayan bir şeyler vardı...
Sebeplerin dünyasında yaşasak da
Sebeplerin de sükût ettiği zamanlar vardır.
Ve sebepler sükût ettiği zaman
Yürekten konuşacak erlere ihtiyaç vardır.
Zarfın değeri mazrufundadır.
Mazrufumuz olan yüreğimizde
Sebepler sükût ettiği zaman konuşacak derman,
konuşturacak ferman ACABA VAR MIDIR?..
Ne dersin dost varmıdır..*
SABAHATTiN EşiT
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) büyük, boynuzlu çok güzel iki koç istedi, birsini yere yatırıp besmele çekip, tekbir getirerek “Allah’ım! Bu Muhammed ve Ehl-i Beytimdendir” deyip kesti, sonra ikincisini isteyip ayni şekilde keserken “Allah’ım! Bu da Muhammed ve
ümmetindendir” dedi.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki:
• Allah katında günlerin en muazzamı kurban bayram günüdür.
• Kurban kesiniz ve bizzat ona iyi muamele ediniz. Çünkü bir kimse kurbanını alır, onunla kıbleye dönerse, kıyamet gününde o kurbanın kanı ve tüyü onu koruyan iki kale olur. Muhakkak surette kurbanın kanıl Hz. Allah’ın muhafazasında toprağa düşer. Azıcık bir infakta bulununuz, çok mükâfata nail olursunuz.
• Kim kurban bayramı gününde kesmek için kurbanına yaklaşırsa Allahü Teâlâ da cennette ona yaklaşır, kurbanını kestiği zaman kanından akan ilk damla ile birlikte onu mağfiret eder, Allahü Teâlâ o kurbanı kıyamet gününde mahşere kadar onun için binek kılar, derisi ve her kılı adedince ona sevap ihsan eder.
Hz Aişe (r.anha) rivayet etti ki, “Resulüllah Efendimiz (s.a.v.) güzel boynuzlu, ayakları, göz çevresi ve karnı siyah bir koç (getirilmesini) emretti. Getirilince yatırıp ‘Bismillah; Allahümme tekabbel min Muhammedin ve Al-i Muhammedin ve min ümmet-i Muhammedin’ diyerek kesti.”
• Gücü yeten kimsenin, şefaate nail olmak niyetiyle Allah rızası için Fahr-i Âlem (s.a.v.) Efendimiz Hazretleri’ne bir kurban kesmesi menduptur.
• Aliyyü’l-Murteza (k.v.) Hazretleri biri kendisi için, biri Resulü Ekrem Efendimiz için olmak üzere iki koç kurban ederler ve ‘Resulüllah (s.a.v.) zat-ı şerifleri için kurban kesmeyi bana vasiyet buyurdular’ derdi.
- Fazilet Takvimi – 4 aralık 2008 Perşembe -
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
RESİMLER..
11/11/2009 · Kategori: resimlerim
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
EY GÖNLÜM...
10/10/2009 · Kategori: EDEBIYAT__
Bu yüzden ey gönül ,ateşten korkma ! Sabrin sineleri yakan o lahuti ateşinde piş ki , lezzet bulasin . Işte ey gönül , çogu bela ve musibetlerin degişmez kaderimiz olmasi , bütün çabalarimiza ragmen korku ve endişenin o muziç çemberi içinde sabra mahkum edilişimiz , bu diyarda hep böyle mahzun kalişimiz hep bundan :
Sen de öylesin ey gönül !
Sen de korkunun , endişelerin , elemlerin zindaninda kalmaya tahammül et. Acilara katlanmanin , nice nimetlere hasret yaşamanin ateşinde pişecek , lezzet bulacaksin . Hayat bulmak ,hayat vermek için ...
Ey gönül ,acilara sabret . Çünkü onlar seni kahretmek için degil ;sinamak , terbiye etmek , kemale erdirmek için gelirler ;Hem de geçicidirler ,ebediyen kalmayacaklar . Imana ve ümide saril . Bil ki hiçbir gece ebedi degil ; her karanligin sonunda bir fecir sakli .
Alemlerin Rabbi ' ne (c.c.) ,kalbin sahibine kulak ver ey gönül . Sabri ögren , gayesini anla .Ne olur , gözlerin yasarsa da , dilin ancak Rabbi'nin razi oldugu söz söylesin . Bu yaslara katlanmayi bil ey gönül , varacagin menzil hatirina . Düşün ey gönlüm , onlari sana yönelteni düsün ...
Bu kutsi çileleri Tanri misafirleri olarak agirla .Müminlerin o sözüne bütün ruhunla katil . Bunu diline vird et , aradigin her teselli onda sakli : " Onlar ki ...Onlara bir musibet isabet ettigi zaman şöyle derler : Biz
'a aidiz ve elbette sonunda O'na dönecegiz. " (Bakara süresi 156 ) Ve Peygamberini , Peygamberleri düsün . Sabir onlarin ahlaki . Bak , Yusuf'undan ayri düsen gözü yasli Yakup Peygamber nasil sabretmis .Hz. Eyyub a.s. sabir atesinde nasil yanmis . Ve o sevgililer sevgilisi , ve O'nun mübarek sahabileri ...Hüzün yillarinda , Sibi muhasarasinda , Taif'te ,Tebük'te , Bedir'de , Uhud'da ,Hendek savasinda sabir serbetini nasil yudum yudum içtiler. Bir adim sapmadan ,kalplerini sahibinden bir an ayirmadan nasil isidilar , nasil isik verdiler ...Sakin sende yolundan sasma ey gönül ; Rabbine itaat et . Itaatinda sabir ve sebat et .Zira bu yol sabirdan ibaret .
Sabrin ziddi aceledir .Acelenin meyvesi ise pismanliktir , üzüntüdür ey gönül . Öyleyse çabalarinin ,amellerinin mükaatini beklerken ne olur acele etme . Sabrin özündeki tevekkülü gör , her seyin sahibine dayanmayi ögren .Bekledigin ilahi yardim yalnizca sabrin sonunda gelecek ey gönlüm .Ama sakin tuzaga düsme ; tedbirsiz sabir , çalismadan yapilan tevekküle benzer . Önce tedbirine ,tedavine saril , sonra sabret . Hiçbir müsibete agir ve çekilmez gözüyle bakma .
Evet , sabir acidir ey gönlüm . Bunu en iyi sen bilirsin . Gelecekten ümidi , beklentisi olmayan bir yürek bu aciya tahammül edemez , bunu da bilirsin .Hangi ümit diye sorma bana , bütün ümitler imaninda sakli . Imanin var , demek ki ümidin var . Gidecegin yer , görecegin Cemal var . Senin menzilin var . Seni hasretle bekleyen Cennet ehli var .Sana kucak açmis ebediyyet var .
Simdi sus gönlüm . Sus ve teslim ol . Fani umutlarla tükenmekten vazgeç . Dünya buna degmeyecek kadar kisa . Sabir zamani kisa . Bir simsek isiginin pariltisi kadar kisa .
Unutma ey gönül , burasi dünya .. Sefasi da fani , cefasi da ...Fakat ebediyyet var , ebedi vatan . Orada nankörler için hazirlanmis bir ates mahzeni var ki , orada sabah olmayacak , horozlar da ötmeyecek . Orada sabretmek imkansiz .
Öyleyse nankör olmaktan kork ve ey gönlüm , geçici elemlere ve imtihanlara sabret . Bilirim bu dünya bir imtihan yurdu , bir zindan . Ama duvarlarinda daima ümide , kurtulusa ,selamete açik iman ve ümit pencereleri var . Bu pencerelerden mesut gelecegini gör. Sen ki narin kanatli bir kelebeksin .Ilahi takdirin imtihanini minicik gövden de bulmussun . Ilahi mukadderatin göklerinden gelen kaza oklarina hedefsin . Göklerin ve yerin yüklenmekten sakindigi " emanet" omuzlarinda .Bazen belin bükülecek , dizlerin dermansiz kalacak .Ama sakin sabrin tükenmesin ey gönlüm , ruhunu ebediyete tasiyorsun .
Sabret gönül , şurada karsi kiyiya ne kaldi ? Bu dünya zindanina muvakkaten mahkumsun , Şükret ki müebbeden degil !...
Sabret gönlüm yol çok uzun degil , Az kaldi...
((iktibas))
Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!
Mazlumun ahını almak
27/9/2009 · Kategori: ISLAMI BILGILER
Mazlum,haksızlığa ugrayan kişidir müslüman olsun ,gayri müslim olsun farketmez bir kişinin haksız yere malını,ırzını,namusunu,itibari ve benzeri
sahip oldugu şeyi güçlüler tarafından zorla gasbedilirse o kimse ,zulme urgramış mazlum olmuş olur helede o kişiye birde iftira atılıp bütün iğtibarı zedelenmişse artkık Hz ALLAH ile dogrudan konuşur sanki
hatta mazlum biri inançsız olsa dahi duasının kabul edilecegi ifade ediliyor peyamber efendimiz(S.A.V):''Mazlumun duasından kaçının ,kafir bile olsa. Zira onun duasinin önünde perde yogtur''
Atalarımız bi sözde ''Alma mazlumun ahını cıkar aheste aheste"
anlamı: Alma mazlumun ahını çıkar yavaş yavaş da denilmektedir. Bu atasözünde "mazlum"u, çaresiz, güçsüz kişi olarak nitelendirebiliriz.
Mazluma zulmeden, mazluma acı çektiren ise mutlaka bir gün bu yaptıklarının cezasını çekecektir. Mazlumun ahı yerde kalmaz.
Mazlum kişi kendisine zulmedene beddua ederse, bu beddua yerde kalmaz, zalimden bir şekilde çıkar. Mazlum insan zaten bir şey yapacak durumda değildir, böyle insanlara zulmetmenin bir mantığı olamaz.
mazluma yardım etmek ve kişinin erdemini göstermek varken, zulmetmek elbette karşılıksız kalmıyacaktır...akıtılan bütün gözyaşlarının bir bir hesabı verilecektir..
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
EDEBİYÂTIN İNCELİĞİ ..
25/9/2009 · Kategori: EDEBIYAT__
EDEBİYÂTIN İNCELİĞİ
Yavuz Sultan Selim Han, Şair Vehbi'yi yanlışlıkla üzüp, yanından uzaklaştırır. Şair de epey yer aradıktan sonra, nihayet Van Müftüsü'nün kâtipliğini yapmaya başlar. Bir müddet sonra Yavuz şairi bulmak ister. Fakat nasıl bulacaktır?
Sonra şöyle düşünür: "Ben bir mısra yazayım ve bir yarışma düzenlensin. Benim mısramı beyte tamamlayan en güzel mısra yazana mükâfat vereceğimi ilan edeyim. Şüphesiz ki Şair Vehbi de dayanamayıp katılacaktır. O vakit, onu üslubundan tanırım.
Ve şu mısraı yazar:
"Bütün dünya benim olsa, gâmım gitmez nedendir bu?
Sultanın başlattığı yarışma ilan edilir. Yarışmaya katılan çok olur. Fakat padişah aradığını bulamaz.
Van müftüsü; Bir de ben deneyeyim, nasib ise olur deyip, bir mısra yazmaya çalışır. Kendince bir şeyler yazdıktan sonra, bir de kâtibine gösterir. Şair Vehbi de, Şurası şöyle olsa. Şurası da böyle olsa.. derken ortaya aşağıdaki mısra çıkar:
"Taa Ezelden gam türabıyla yoğrulmuş bir bedendir bu."
Yavuz, Van müftüsün den gelen beyti okuyunca Hemen haber salın bu mısraın şairine, saraya gelsin! Diye emir verir. Müftü, büyük bir heyecanla gelir saraya.
Padişah aradığını bulmuş olmanın rahatlığıyla sorar:
Bu mısra ile mükâfatı hak ettin. Lakin benim anladığıma göre, bu mısraın hakiki şairi sen değilsin!
Müftü efendi, hemen doğruyu söyler. Padişah şairine kavuşur.
Edebiyatımıza da aşağıdaki beyit, hatıra kalır:
Bütün Dünya Benim olsa Gamım Bitmez Nedendir bu...
Taa Ezelden Beri Gam Turabla Yoğrulmuş Bedendir bu...
Gelen Gider Giden Gelmez iki Kapılı Handır bu...
Sakın insafı Terk etme Makamı imtihandır bu.
İktibas..
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Kıgızistan Çalışmalarım..
22/9/2009 · Kategori: KIRGIZISTAN

Celalabad'a 35 km mesafedeki anayol üzerinde mağaza olarak yapılmış bina
Yurt yapılmaya müsaittir..

Celalabad şehrinin girişi ve Kurbanbek Batir

Özgön,de kız yurdu olmayı bekleyen yurdun önden görünüşü.

Nurlan Bey'in dostlarından Bişkek'te yüksek rutbeli polis müdürlerinden
Turuzbek Bey'in evinde oğulları ve dostlarıyla beraberiz .Kırmızı tişörlü genç Turuzbek Bey'in oğlu ,gelecek yıl ünüversite için Türkiyeye gelecek..

Kırgızistan'ın Bişkek'ten sonra en büyük şehri olan Oş'un sevilen sayılan genç milletvekillerinden Sancar Bey'le ofisinde hatıra resmi .Vakfımızın kendi bölgesinde hizmet etmesi için her türlü desteği vereceğini söylemişti ,fakat bu resimden bir müddet sonra elim bir kazada kendisini kaybettik RABBİM rahmet eylesin..

Yine rahmetli milletvekilimiz Sancar Bey'le valilik binasının önünde elinde dergimizle çektirdiğimiz bir hatırası..

Kırgızistan Dış İşleri Bakanlığı Dış İlişkiler Daire Başkanı Bakıt Bey vakfımız faaliyetleriyle yakınen ilgilenmekte olup yapacağımız faaliyetlere bütün gücüyle destek sağlıyacaktır.
Türk-Kırgız dostluğunu.kardeşliğini kopmaz bağlarla örmenin çabası içindeyiz..

Sasinofka'da hala mescit olarak kullanılan,yeni mescit yapılınca da iç ve dış bahçe
ve binasıyla kız yurdu yapılmak üzere Hayır Bata Vakfımıza tahsis edilen bina.

"Bul cerge mescit salınat"Derviş Ata'nın çok geniş bir çevresi olup her türlü hayır işlerinde öncülük etmektedir.Yukardaki yazıda Kırgızca " bu yer mescit arsasıdır"yazılıdır 3000 m² olan bu arsaya yurt ve mescit yaptırılacak hayırseverler beklenmektedir.
Dordoy pazarı ve Almatı yoluna çok yakın olan bu arsa yeni yerleşim yerlerinin önemli bir ihtiyacını giderecektir..
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
YEMİN..
21/9/2009 · Kategori: EDEBIYAT__
Canım sağ oldukça rahmetli babam |
Abdurrahim Karakoç..
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
Hayırlı Bayramlar..
20/9/2009 · Kategori: ISLAMI BILGILER
Kalıcı Bağlantı Yorum (12) Yorum yaz!
« Önceki ::




