EY GÖNLÜM...
10/10/2009 · Kategori: EDEBIYAT__
Bu yüzden ey gönül ,ateşten korkma ! Sabrin sineleri yakan o lahuti ateşinde piş ki , lezzet bulasin . Işte ey gönül , çogu bela ve musibetlerin degişmez kaderimiz olmasi , bütün çabalarimiza ragmen korku ve endişenin o muziç çemberi içinde sabra mahkum edilişimiz , bu diyarda hep böyle mahzun kalişimiz hep bundan :
Sen de öylesin ey gönül !
Sen de korkunun , endişelerin , elemlerin zindaninda kalmaya tahammül et. Acilara katlanmanin , nice nimetlere hasret yaşamanin ateşinde pişecek , lezzet bulacaksin . Hayat bulmak ,hayat vermek için ...
Ey gönül ,acilara sabret . Çünkü onlar seni kahretmek için degil ;sinamak , terbiye etmek , kemale erdirmek için gelirler ;Hem de geçicidirler ,ebediyen kalmayacaklar . Imana ve ümide saril . Bil ki hiçbir gece ebedi degil ; her karanligin sonunda bir fecir sakli .
Alemlerin Rabbi ' ne (c.c.) ,kalbin sahibine kulak ver ey gönül . Sabri ögren , gayesini anla .Ne olur , gözlerin yasarsa da , dilin ancak Rabbi'nin razi oldugu söz söylesin . Bu yaslara katlanmayi bil ey gönül , varacagin menzil hatirina . Düşün ey gönlüm , onlari sana yönelteni düsün ...
Bu kutsi çileleri Tanri misafirleri olarak agirla .Müminlerin o sözüne bütün ruhunla katil . Bunu diline vird et , aradigin her teselli onda sakli : " Onlar ki ...Onlara bir musibet isabet ettigi zaman şöyle derler : Biz
'a aidiz ve elbette sonunda O'na dönecegiz. " (Bakara süresi 156 ) Ve Peygamberini , Peygamberleri düsün . Sabir onlarin ahlaki . Bak , Yusuf'undan ayri düsen gözü yasli Yakup Peygamber nasil sabretmis .Hz. Eyyub a.s. sabir atesinde nasil yanmis . Ve o sevgililer sevgilisi , ve O'nun mübarek sahabileri ...Hüzün yillarinda , Sibi muhasarasinda , Taif'te ,Tebük'te , Bedir'de , Uhud'da ,Hendek savasinda sabir serbetini nasil yudum yudum içtiler. Bir adim sapmadan ,kalplerini sahibinden bir an ayirmadan nasil isidilar , nasil isik verdiler ...Sakin sende yolundan sasma ey gönül ; Rabbine itaat et . Itaatinda sabir ve sebat et .Zira bu yol sabirdan ibaret .
Sabrin ziddi aceledir .Acelenin meyvesi ise pismanliktir , üzüntüdür ey gönül . Öyleyse çabalarinin ,amellerinin mükaatini beklerken ne olur acele etme . Sabrin özündeki tevekkülü gör , her seyin sahibine dayanmayi ögren .Bekledigin ilahi yardim yalnizca sabrin sonunda gelecek ey gönlüm .Ama sakin tuzaga düsme ; tedbirsiz sabir , çalismadan yapilan tevekküle benzer . Önce tedbirine ,tedavine saril , sonra sabret . Hiçbir müsibete agir ve çekilmez gözüyle bakma .
Evet , sabir acidir ey gönlüm . Bunu en iyi sen bilirsin . Gelecekten ümidi , beklentisi olmayan bir yürek bu aciya tahammül edemez , bunu da bilirsin .Hangi ümit diye sorma bana , bütün ümitler imaninda sakli . Imanin var , demek ki ümidin var . Gidecegin yer , görecegin Cemal var . Senin menzilin var . Seni hasretle bekleyen Cennet ehli var .Sana kucak açmis ebediyyet var .
Simdi sus gönlüm . Sus ve teslim ol . Fani umutlarla tükenmekten vazgeç . Dünya buna degmeyecek kadar kisa . Sabir zamani kisa . Bir simsek isiginin pariltisi kadar kisa .
Unutma ey gönül , burasi dünya .. Sefasi da fani , cefasi da ...Fakat ebediyyet var , ebedi vatan . Orada nankörler için hazirlanmis bir ates mahzeni var ki , orada sabah olmayacak , horozlar da ötmeyecek . Orada sabretmek imkansiz .
Öyleyse nankör olmaktan kork ve ey gönlüm , geçici elemlere ve imtihanlara sabret . Bilirim bu dünya bir imtihan yurdu , bir zindan . Ama duvarlarinda daima ümide , kurtulusa ,selamete açik iman ve ümit pencereleri var . Bu pencerelerden mesut gelecegini gör. Sen ki narin kanatli bir kelebeksin .Ilahi takdirin imtihanini minicik gövden de bulmussun . Ilahi mukadderatin göklerinden gelen kaza oklarina hedefsin . Göklerin ve yerin yüklenmekten sakindigi " emanet" omuzlarinda .Bazen belin bükülecek , dizlerin dermansiz kalacak .Ama sakin sabrin tükenmesin ey gönlüm , ruhunu ebediyete tasiyorsun .
Sabret gönül , şurada karsi kiyiya ne kaldi ? Bu dünya zindanina muvakkaten mahkumsun , Şükret ki müebbeden degil !...
Sabret gönlüm yol çok uzun degil , Az kaldi...
((iktibas))
Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!
Mazlumun ahını almak
27/9/2009 · Kategori: ISLAMI BILGILER
Mazlum,haksızlığa ugrayan kişidir müslüman olsun ,gayri müslim olsun farketmez bir kişinin haksız yere malını,ırzını,namusunu,itibari ve benzeri
sahip oldugu şeyi güçlüler tarafından zorla gasbedilirse o kimse ,zulme urgramış mazlum olmuş olur helede o kişiye birde iftira atılıp bütün iğtibarı zedelenmişse artkık Hz ALLAH ile dogrudan konuşur sanki
hatta mazlum biri inançsız olsa dahi duasının kabul edilecegi ifade ediliyor peyamber efendimiz(S.A.V):''Mazlumun duasından kaçının ,kafir bile olsa. Zira onun duasinin önünde perde yogtur''
Atalarımız bi sözde ''Alma mazlumun ahını cıkar aheste aheste"
anlamı: Alma mazlumun ahını çıkar yavaş yavaş da denilmektedir. Bu atasözünde "mazlum"u, çaresiz, güçsüz kişi olarak nitelendirebiliriz.
Mazluma zulmeden, mazluma acı çektiren ise mutlaka bir gün bu yaptıklarının cezasını çekecektir. Mazlumun ahı yerde kalmaz.
Mazlum kişi kendisine zulmedene beddua ederse, bu beddua yerde kalmaz, zalimden bir şekilde çıkar. Mazlum insan zaten bir şey yapacak durumda değildir, böyle insanlara zulmetmenin bir mantığı olamaz.
mazluma yardım etmek ve kişinin erdemini göstermek varken, zulmetmek elbette karşılıksız kalmıyacaktır...akıtılan bütün gözyaşlarının bir bir hesabı verilecektir..
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
EDEBİYÂTIN İNCELİĞİ ..
25/9/2009 · Kategori: EDEBIYAT__
EDEBİYÂTIN İNCELİĞİ
Yavuz Sultan Selim Han, Şair Vehbi'yi yanlışlıkla üzüp, yanından uzaklaştırır. Şair de epey yer aradıktan sonra, nihayet Van Müftüsü'nün kâtipliğini yapmaya başlar. Bir müddet sonra Yavuz şairi bulmak ister. Fakat nasıl bulacaktır?
Sonra şöyle düşünür: "Ben bir mısra yazayım ve bir yarışma düzenlensin. Benim mısramı beyte tamamlayan en güzel mısra yazana mükâfat vereceğimi ilan edeyim. Şüphesiz ki Şair Vehbi de dayanamayıp katılacaktır. O vakit, onu üslubundan tanırım.
Ve şu mısraı yazar:
"Bütün dünya benim olsa, gâmım gitmez nedendir bu?
Sultanın başlattığı yarışma ilan edilir. Yarışmaya katılan çok olur. Fakat padişah aradığını bulamaz.
Van müftüsü; Bir de ben deneyeyim, nasib ise olur deyip, bir mısra yazmaya çalışır. Kendince bir şeyler yazdıktan sonra, bir de kâtibine gösterir. Şair Vehbi de, Şurası şöyle olsa. Şurası da böyle olsa.. derken ortaya aşağıdaki mısra çıkar:
"Taa Ezelden gam türabıyla yoğrulmuş bir bedendir bu."
Yavuz, Van müftüsün den gelen beyti okuyunca Hemen haber salın bu mısraın şairine, saraya gelsin! Diye emir verir. Müftü, büyük bir heyecanla gelir saraya.
Padişah aradığını bulmuş olmanın rahatlığıyla sorar:
Bu mısra ile mükâfatı hak ettin. Lakin benim anladığıma göre, bu mısraın hakiki şairi sen değilsin!
Müftü efendi, hemen doğruyu söyler. Padişah şairine kavuşur.
Edebiyatımıza da aşağıdaki beyit, hatıra kalır:
Bütün Dünya Benim olsa Gamım Bitmez Nedendir bu...
Taa Ezelden Beri Gam Turabla Yoğrulmuş Bedendir bu...
Gelen Gider Giden Gelmez iki Kapılı Handır bu...
Sakın insafı Terk etme Makamı imtihandır bu.
İktibas..
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Kıgızistan Çalışmalarım..
22/9/2009 · Kategori: KIRGIZISTAN

Celalabad'a 35 km mesafedeki anayol üzerinde mağaza olarak yapılmış bina
Yurt yapılmaya müsaittir..

Celalabad şehrinin girişi ve Kurbanbek Batir

Özgön,de kız yurdu olmayı bekleyen yurdun önden görünüşü.

Nurlan Bey'in dostlarından Bişkek'te yüksek rutbeli polis müdürlerinden
Turuzbek Bey'in evinde oğulları ve dostlarıyla beraberiz .Kırmızı tişörlü genç Turuzbek Bey'in oğlu ,gelecek yıl ünüversite için Türkiyeye gelecek..

Kırgızistan'ın Bişkek'ten sonra en büyük şehri olan Oş'un sevilen sayılan genç milletvekillerinden Sancar Bey'le ofisinde hatıra resmi .Vakfımızın kendi bölgesinde hizmet etmesi için her türlü desteği vereceğini söylemişti ,fakat bu resimden bir müddet sonra elim bir kazada kendisini kaybettik RABBİM rahmet eylesin..

Yine rahmetli milletvekilimiz Sancar Bey'le valilik binasının önünde elinde dergimizle çektirdiğimiz bir hatırası..

Kırgızistan Dış İşleri Bakanlığı Dış İlişkiler Daire Başkanı Bakıt Bey vakfımız faaliyetleriyle yakınen ilgilenmekte olup yapacağımız faaliyetlere bütün gücüyle destek sağlıyacaktır.
Türk-Kırgız dostluğunu.kardeşliğini kopmaz bağlarla örmenin çabası içindeyiz..

Sasinofka'da hala mescit olarak kullanılan,yeni mescit yapılınca da iç ve dış bahçe
ve binasıyla kız yurdu yapılmak üzere Hayır Bata Vakfımıza tahsis edilen bina.

"Bul cerge mescit salınat"Derviş Ata'nın çok geniş bir çevresi olup her türlü hayır işlerinde öncülük etmektedir.Yukardaki yazıda Kırgızca " bu yer mescit arsasıdır"yazılıdır 3000 m² olan bu arsaya yurt ve mescit yaptırılacak hayırseverler beklenmektedir.
Dordoy pazarı ve Almatı yoluna çok yakın olan bu arsa yeni yerleşim yerlerinin önemli bir ihtiyacını giderecektir..
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
YEMİN..
21/9/2009 · Kategori: EDEBIYAT__
Canım sağ oldukça rahmetli babam |
Abdurrahim Karakoç..
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
« Önceki ::